‘Derin Ortaklar’ Geçmişin Kanlı Mirasını Korumaya Devam Ediyor

Dönemin başbakanının direktifleri doğrultusunda ivme kazanan ‘faili meşhur’ cinayetlere ilişkin davanın bir numaralı sanığı ve Çiller’in ‘devlet cinayetleri’ konusundaki ortağı Mehmet Ağar, müşteki avukatlarının tüm itirazlarına rağmen Ankara’daki duruşmaya gelmek yerine video konferans sistemiyle ifade verdi. Ağar, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.

Devletin, geçmişten gelen katliam mirasını ve kendi yarattığı katillerini koruduğunun açıkça ortaya konduğu Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya gelmeye ‘ikna edilemeyen’ ve İstanbul’dan görüntülü ifade veren eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar için İstanbul’da duruşma salonunun kapıları kilitlendi.

Ağar, hakkındaki cinayet suçlamalarına “hayal ürünü” derken yasadışı hiçbir faaliyeti olmadığını söyledi. Duruşmada, “devlet-mafya-siyaset” kirli ilişkilerini ortaya çıkaran kazanın ardından Susurluk raporunu hazırlayan dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş, tanık olarak ifade verdi. Savaş, o dönem yaşanan cinayetlere ilişkin “Herkesin bilgisi vardı herkes bir şeyleri takdir etti. En azında uygun gördü. En azından ses çıkarmadı” dedi. Ağar, ifade vermek üzere sabah saatlerinde korumalarıyla birlikte Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Ağar, Ankara’da görülen duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

“Devlet Bir Katili Duruşmaya Getirmekten Aciz mi?”
MehmetAgar_02a

Kenan Evren’in Cenazesine Katılan Tek Siyasetçi: Mehmet Ağar (ve yanından ayrılmayan korumaları…)

1994 yılında Ankara’da öldürülen avukat Yusuf Ekinci’nin oğlu avukat Sertaç Ekinci, sanığın yargılama başından bu yana duruşma salonuna getirtilemediğine dikkat çekerek, “Bu sanığın ayrıcalığı nedir. Kenan Evren ve Süleyman Demirel’in cenaze törenlerine katıldığını gördük. Buraya niye getirilmiyor” dedi. Ağar, kimlik kontrolü sırasında emekli vali olduğunu ve üzerinde herhangi bir mal varlığı bulunmadığını sadece 6 bin lira geliri olduğunu, eşinin üzerinde bir ev ve arabası bulunduğunu açıkladı. Ağar, sıkıntılı bir dönemde Emniyet Genel Müdürü olarak görev yaptığını belirterek suçlamaları reddetti.

Kan Herkesin Yüzünde, Herkes Herşeyi Biliyor…

Kayıp Uzi silahlarıyla ilgili sorulara yanıt veren Ağar, “Ben lojistik sorumlusu değilim. Uzi silahlar alındı, kime verildiğini de ben bilmem” yanıtını verdi. Avukatların ısrarlı olarak “Uzi marka silahları Korkut Eken’e siz mi verdiniz” sorusuna da Ağar, “Bu konuyla ilgili tahkikatlar yapıldı. Gerekeni yaptılar ve sonuçlandı. Şahsıma yönelik hiçbir şey söz konusu değildir” karşılığını verdi. 19 faili meçhul cinayetle ilgili olarak suçlandığının hatırlatılması üzerine Ağar, “Bunların hepsi hayal mahsuludur. Şahsıma yönelik iftiradır” dedi. Duruşmada o dönemde Susurluk raporunu hazırlayan dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş da tanık olarak dinlenildi.

Savaş, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın Ziraat Bankası’ndaki hesabına yüklü miktarda para havalesi olduğunu belirlediğini kaydederek “Kimin havale ettiğini bilmiyorum. Bu para Yeşil’de zannetmeyin değerlendirmesinde de bulunmuştum. Devletin gizli kayıtlarına bakılırsa devlet her şeyden haberdar” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet

– VU/İnadına Haber / 03 Temmuz 2015 Cuma –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:41+00:00 3 Temmuz 2015|