CHP Dersim Raporu: “Hukuk ve İnsan Hakları Gidiyor, 1990’ların ‘Kirli Devlet’i Geri Geliyor”

CHP heyetinin, Tunceli Valiliği’nin 3 Ağustos’ta kentteki 14 bölgeyi ‘özel güvenlik bölgesi‘ ilan ederek, yurttaşların buralara girişini yasaklamasının ardından, bölgede incelemelerde bulunarak hazırladığı rapor yayınlandı. Grup Başkanvekili Levent Gök başkanlığında, milletvekilleri Ali Özcan, Nihat Yeşil, Hilmi Yarayıcı ve Orhan Sarıbal’dan oluşan heyet, kentte mülki amirlerin ve STK temsilcilerinin yanı sıra yurttaşlarla görüştü. Raporda son derece çarpıcı ifadeler yer alıyor.

90’ların Devlet Terörü Ortamına Doğru Sil Baştan

Dersim-OzelGuvenlikBolgesi_05-20150803Valilik tarafından açıklanan  ‘özel güvenlik bölgesi’ kararının, bölgenin tamamında günlük yaşamı olumsuz etkilediği, halkın son derece büyük mağduriyet yaşadığı vurgulanan rapora göre, STK temsilcileri ve yurttaşlar, 1990’lı yıllarda boşaltılan köylerin ve bölge halkına yaşatılan zulümlerin yarattığı hasar geçen onca yıla rağmen giderilememişken, bu yeni ve hukuk dışı uygulamayla o yıllara geri dönülebileceği endişesini dile getirdiler. Raporda yurttaşlar, kararın aslen bir kaos ortamı yaratamaya yönelik olduğunu ifade ederken, başta çalışma yaşamı olmak üzere seyahat özgürlüğü, barınma hakkı ile birlikte sağlık, eğitim ve özgürce iletişim gibi pek çok anayasal ve evrensel hakkın ihlal edildiğine dikkati çektiler.

 

Yetkinin Ne Nereden Alındığı Belli, Ne De Sınırları

Neredeyse yürürlükte bulunan tüm yasalarla çelişen ve sınırları bile belli olmayan karara dair rapordaki bazı vurucu tespitler şu şekilde:

Yasaya da yönetmeliğe de aykırı kararının dayanağı olan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ile Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği çelişkili olup, valiliğe geniş bir yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulu ve TBMM’de dahi olmayan bu yetkiyle; son derece basit ve yetersiz olan bir karar alma süreciyle valilere temel hak ve hürriyetleri durdurma yetkisi veren bu karar, Anayasa’ya açıkça aykırıdır.

Dersim-OzelGuvenlikBolgesi_02-20150803Özel güvenlik bölgesi ilanının, meskûn mahal dışında yapılabileceği kanunda belirtilmişken, gerek yaptığımız görüşmelerde, gerekse muhtarlara yapılan yazılı tebligatlarda meskûn mahallerin de özel güvenlik bölgesi ilan edildiği belirlenmiştir.

Hangi tesis ya da tesisler topluluğu etrafında özel güvenlik bölgesi kurulacağının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Tunceli valiliğinin almış olduğu bu kararda, yönetmelikte açıkça tarif edilen bu hususlara uyulmadığı anlaşılmaktadır.

Yasada valiye tanınan yetki her ne kadar 15 gün ise de valiler özel güvenlik bölgesi ilanının süresini ara vermeden uzatabilmektedir. Nitekim heyetimiz bölgede inceleme yaparken Gaziantep Valiliği, Köprübaşı Hudut Karakolu ile Karkamış İlçesi arasında kalan bölge ve Karkamış İlçesi ile Türkyurdu Hudut Karakolu arasında kalan bölgelerde 30 Temmuz 2015 günü saat 14.00’ten başlayıp 08 Ağustos 2015 günü saat 14.00’te bitecek şekilde (10) gün süreyle özel güvenlik bölgesi ilan etmiştir. Valilik, bu sürenin bitiminden itibaren aynı bölgeyi 08 Ağustos 2015 Cumartesi günü saat 14.00’ten başlayıp 22 Ağustos 2015 Cumartesi günü saat 14.00’te bitecek şekilde ve 15 gün süre ile yeniden Özel Güvenlik Bölgesi ilan etmeyi kararlaştırmıştır.

Özel güvenlik bölgesi ilanının, meskûn mahal dışında yapılabileceği kanunda belirtilmişken, Dersim’de meskûn mahaller de özel güvenlik bölgesi ilan edilmiştir. İlgili yönetmeliğe göre; demir çelik fabrikaları, rafineriler, petrol, doğalgaz ve içme suyu boru hatları ile arıtma tesisleri, sıvılaştırılmış doğalgaz tesisleri, barajlar, önemli elektrik santralları, trafo merkezleri gibi hayati önem taşıyan tesisler ile MİT’e ait bina ve tesisleri korumak üzere özel güvenlik bölgesi ilan edilebilmektedir. Karar kapsamındaki yerler, yönetmelikte açıkça tarif edilen bu hususlara uygun değil.

Sivil yurttaşların girmesinin yasaklandığı alanlarla ilgili olarak valiler, hükümette dahi olmayan bir yetkiyi kullanabilmekte, temel hak ve hürriyetlerin tamamı valilik kararıyla bu bölgelerde kısıtlanabilmektedir.

İnsan Sağlığı, Tarım, Hayvancılık Tehlikede

Dersim-OzelGuvenlikBolgesi_03a-20150803Bölgede insani tüm ihtiyaçları kısıtlayan ve tarım ile hayvancılığı kalıcı olarak yok edecek bu hukuk dışı uygulamaya ilişkin olarak raporda “Ulaşımı kesilen yollar üzerindeki ilçelerde zorunlu ilaçlar dahi bulunamıyor. Uygulama, bölgedeki organik tarım, hayvancılık ve arıcılığı yok edecek, hava operasyonları sonucu doğanın tahrip olması nedeniyle besici ve arıcıların bir daha bu bölgeleri kullanma şansı kalmayacaktır.” tespitleri yapılırken “Valilik vatandaşlardan köylerini boşaltmalarını isterken; tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerini sürdürecekleri alternatif alanlar göstermemiştir.” ifadeleri yer aldı.

Vali’nin Savunması İtiraf Gibi, Her Açıklama Şaibe Dolu

Gerek Tunceli’de, Ağrı, Erzurum, Hakkari ve Kilis’te gerçekleştirilen ‘özel güvenlik bölgeleri’ ilanıyla, gerekse doğu ve güneydoğu’da bulunan pek çok kentte devlet eliyle çıkartılan kaos ve AKP hükümeti tarafından oluşturulmaya çalışılan sıkıyönetim ortamı çabaları, açık bir şekilde ‘yeniden seçim’ halinde bölgeyi baskı altında tutmayı amaçlarken, Tunceli Valisi Osman Kaymak da heyetle görüşmesinde bunu doğrular yönde açıklamalarda bulundu. Vali Kaymak’ın, az sayıda insanın bulunduğunu iddia ettiği ‘özel güvenlik bölgeleri’nin bulunduğu bölgede ‘PKK kamplarının bulunduğuna’ ilişkin açıklaması, kararın zamanlamasıyla ilgili kuşkuları güçlendirdi.

Raporda, Vali Osman Kaymak tarafından yanıtlanamayan ve Türkiye hafızasının 90’lardan son derece aşina olduğu ‘güvenlik güçlerince yakılan ormanlar’ konusunda ise şu ifadelere yer verildi:

İlde, son zamanlarda çıkan orman yangınları bir başka tedirginlik kaynağı. Vatandaşlarda ‘bu yangınlara özellikle müdahale edilmediği yönünde ciddi bir algı’ oluşmuştur. Orman yangınlarının özellikle kalekol çevrelerinden başlaması dikkat çekicidir.

Kaynak: CHP, Cumhuriyet, BirGün

– VU/İnadına Haber / 17 Temmuz 2015 Pazartesi –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:15+00:00 17 Ağustos 2015|

Leave A Comment