İHD ön gözlem raporu: Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalı

İnsan Hakları Derneği, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Merkez Tren Garı önünde gerçekleştirilen katliam ile ilgili ön gözlem raporunu yayınladı. Raporda yaşam hakkı ve toplanma özgürlüğünün ağır bir şekilde ihlal edildiği dile getirildiği raporda, katliam hakkında önemli bilgiler yer aldı.

Raporda, 100’ü aşkın kişinin yaşamını yitirmesine neden olan bombaların patlatılmasını kamu görevlileri (asker, polis) veya devletin güvenlik ve istihbarat birimleriyle bağlantılı kişiler yapmamış olsa bile devletin pozitif yükümlülüğü bulunduğunu yer aldı. Devletin alması gereken istihbarat önlemlerini almadığı; istihbarat bilgilerini almış ve bu bilgileri gerekli birimlere sunmuş olsa bile, bu birimlerin görevlerini yerine getirmediği dile getirildi. Binlerce insanın Türkiye’nin çok çeşitli şehirlerinden Ankara’ya geleceği ve Ankara Tren Garı’nda toplanacağı ve saat 10.00’da yürüyüşün başlayacağı günler öncesinden bilindiği halde, devlet toplanma ve yürüyüşe geçme alanında (gar önü ve gara açılan yol güzergâhlarında) hiçbir önlem almaması ile eleştirildi. Benzer ihlallerin Diyarbakır’da HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşma yapacağı miting sırasında ve Suruç katliamının gerçekleştiği basın açıklaması olayında da yaşandığı vurgulandı. Rapora göre,yaşam hakkı bakımından devletin bu tutumu kabul edilemez niteliktedir. Kamu otoriteleri yaşam hakkının korunması bakımından yeterli ve gerekli önlemleri almamıştır. İçişleri Bakanı, güvenlik önlemlerinin (ör: üst arama işlemlerinin) miting alanı için alındığını belirtmiş ve dolayısıyla da gar önü için önlem alınmadığını itiraf etmiştir.

Rapora göre, ‘’İçişleri ile Adalet Bakanlıkları, Vali ve Emniyet Müdürlüğü, toplanma özgürlüğünün mitingin gerçekleştiği mekanla sınırlı olduğunu düşünmektedir. Halbuki, 2911 sayılı yasanın adında bile “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası” yazılıdır. Dolayısıyla, kamu otoritelerinin sorumlulukları Hem genel ilkeler hem de toplanma özgürlüğünün niteliği bakımından yalnızca miting alanıyla sınırlı olamaz. Toplanma özgürlüğü konusunda pozitif yükümlülükler yerine getirilmemiştir. Kamu otoritelerinin dışında bir güç, yurttaşların toplanma özgürlüğünü şiddet kullanarak önlemiş ve buna karşın kamu otoritesi, hem yaşam hakkı ihlaline neden olan hem de toplanma özgürlüğünü engellemeyi amaçlayan eylemi önleyecek yeterli, gerekli ve etkin önlemleri almamıştır.’’

Yukarıda bahsedilen nedenler dolayısı ile raporun son kısmında şunlar yer aldı;

1- Ankara Garı önündeki arkadaşlarımıza yönelik 2 canlı bomba saldırısı insanlığa karşı suç kapsamındadır. Bu katliamı gerçekleştirenleri, azmettirenleri ve görevini yapmayarak katliama sebebiyet verenleri lanetliyor ve kınıyoruz.

2- Başta İçişleri Bakanı olmak üzere, Ankara Valisi ve Emniyet Müdürü ile diğer ilgili sorumluları önleme görevini yerine getirmemeleri nedeni ile istifaya davet ediyor ve bu kişiler hakkında soruşturma açılmasını talep ediyoruz.

3- Ulusal yas ilanı kararına uymayan veya bu kararı göstermelik bir şekilde uygulayan ve ayrıca Cenazeye saygı göstermeyerek anma toplantısı yapmamızı engelleyen Ankara Valisi ile Ankara Emniyet Müdürü hakkında bu suçlardan dolayı da etkili soruşturma açılmalıdır.

4- AİHM, Jordan /İngiltere davasında (2001) daha sonra “Jordan prensipleri “ olarak  da anılacak olan 5 prensipten söz etmiştir. Bu prensiplere göre,

  • Soruşturma makamları yaşam hakkı söz konusu olduğunda resen harekete geçmelidir.
  • Bağımsız soruşturmacı olmalıdır.
  • Olayla ilgili tüm bilgi, belge, rapor ve tüm kanıtlar usulüne uygun toplanmalıdır.
  • Hemen harekete geçilmeli ve makul bir hızla soruşturma ilerlemelidir.
  • Bu süreç –soruşturma ve kovuşturma süreçleri – kamusal denetime açık olmalıdır.

5- Soruşturma bu ilkelere uygun yürütülmeli ve bu kapsamda yayın yasağı derhal kaldırılmalıdır.

6- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı etkili soruşturma (Jordan Prensipleri) yöntemleri kullanarak canlı bombaların kimliğini tespit etmeli, bu kişilerin ilişkili oldukları yapıları açığa çıkarıp katliamı tüm boyutları ile yargı önüne taşımalıdır.

7- Katliamın, siyasal ve sosyal sonuçları göz önüne alınarak her yönüyle aydınlatılması için TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmalıdır.

Bu rapor ilk gözlemlere dayalı olup, ilerleyen süreçte daha ayrıntılı rapor yayınlanacaktır. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri ayrıca yayınlanacaktır.

Print Friendly, PDF & Email
2015-10-13T01:10:12+00:00 13 Ekim 2015|

Leave A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.