Tahir Elçi’nin Katili Meclis’te – AKP Ve MHP Araştırmaya Karşı Çıktı, Olay Yeri Karartıldı

Dün güvenoyu gündemiyle toplanan TBMM’de HDP, geçtiğimiz Cumartesi günü kirli bir suikaste kurban edilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin ölümünün araştırılması için bir komisyon kurulması konusunda bir önerge verdi.

Önerge ile ilgili HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, AKP Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu birer konuşma yaptı.

“Göz göre göre ölüme nasıl bu kadar sessiz kalabilirsiniz?”

CHP grubu adına söz alan ve, katledilen Tahir Elçi’den önce Diyarbakır Baro Başkanlığı görevinde de bulunmuş olan Sezgin Tanrıkulu gerçekleştirdiği konuşmasına “Zaman zaman yarışmışlığım var ama hiçbir zaman dostluğumuzu arkadaşlığımız yitirmedik.” diye başlarken sözlerine “Halen AKP adına konuşan arkadaşlarımız olmak üzere onun bu öldürülme biçimini anlamayan ve toplumu anlamayan bir ifade ediliş biçimi var. Bundan hicap duyuyorum. Tahir Elçi Cizre’den Diyarbakır’a gelmiş Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş Dicle’de avukatlık yaparken gözaltına alınmış, ağır işkenceler görmüş, Diyarbakır’da avukatlık yapmış, Diyarbakır Barosunun her kademesinde çalışmış, en son başkanlık yapmış, insan hakları savunucusuydu, bir siyasal aktördü, bir barış savunucusuydu. Benle beraber aynı kurumda çalıştı.” diye devam etti.

Elçi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde çok önemli çalışmalarda bulunduğunu, birçok değerli avukat yetiştirdiğini ve özellikle ‘faili meşhur’ davalarında ciddi çalışmalar yürüttüğünü belirten Tanrıkulu, “Sizlerin örtmeye çalıştığınız, cezasızlıkla taçlandırdığınız birçok faili meçhul dava dosyasının yargı önüne çıkmasında katkı sundu, iğne ile kuyu kazar gibi dava dosyalarının peşine düştü. Yılmadı, tehdit edildi ama, o davanın peşine düştü. Birçok insanı bugün sizin Diyarbakır’dan, Şırnak’tan, Van’dan, Muş’tan, Hakkari’den, Ankara’ya, Çorum’a, Samsun’a tayin ettirdiğiniz davaların mimarı kendisiydi. Adalet bakanlarınız bunlara izin verdi. Bu nakillere izin verdi. Faili meçhul cinayetleri ve sanıkların korunması için bunlara izin verdi ve tayin ettirdi. Tahir Elçi böyle bir Tahir Elçi’ydi. Sizin tayin ettirdiğiniz davaların hepsi beraat ettiriliyor. Cezasızlıkla korunuyorlar. Böyle davaların mimarıydı. Sessiz mimarıydı ama işini iyi yapan bir mimardı ve işini iyi yapan bir insan hakları savunucusuydu.” vurgusunu yaptı.

Tahir Elçi’nin ensesinden tek kurşunla infaz edilir gibi öldürüldüğünü aktaran Tanrıkulu, “Öldürülen kişi, öldürüldüğü yer, öldürüldüğü zaman ve öldürüldüğü biçim hepsi tesadüf mü? Hakikaten böyle misiniz? Göz göre göre ölüme nasıl bu kadar sessiz kalabilirsiniz?“dedi.

“Hepinize Lanet Olsun”

Tanrıkulu’nun, meclis kürsüsünden gerçekleştirdiği konuşmasını sürdürürken kendisine lafla sataşmada bulunan AKP grubunda bulunan şahıslara “Terbiyesizlik yapmayın ve dinleyin.” şeklinde cevap vermesi üzerine ‘vekil oldukları iddia edilen şahıslar masalarına vurarak onuşmayı engellemeye çalıştı.

20151130_SezginTanrikulu-LanetOlsun@TBMM_01Tarafsızlığını koruyamayacağını daha ilk günden belli eden AKP’li meclis başkanı İsmail Kahraman ise, mecliste bulunan kamu mallarına zarar veren bu şahıslara “Tanrıkulu, kullandığınız kelimelere dikkat edin. Sizin o beyanınız çok yanlış. Lütfen konuşma üslubunuzu doğru yapın. Demin ki sözünüz yanlış. Yaralayıcı bir beyanda bulunulmasını önlemek benim görevim.” diyerek destek verdi. Bunun üzerine ise Tanrıkulu, “Benim üslubum doğru.” şeklinde yanıt verdikten sonra meclisin bu konu vesilesiyle artık bir barış meclisine dönüşmesi gerekliliğini vurguladı ve sözlerine “Ama halen burada kavga ediyoruz, en normal sözümüze bile laf söylüyorsunuz. Nasıl bu parlamentonun bir barış toplumsal uzlaşma meclisi olmasına hizmet edeceğiz. Tahir Elçi bunu istiyordu. Gelin bunu yapalım. Bir başlangıç yapalım. Yeniden konuşalım.” diyerek devam etmeye çalıştı.

Kirli Merminin Sahipleri Renklerini Belli Etti

Ancak AKP grubunun olduğu sıralardan gelen sataşma ve saldırıların arkası kesilmeyince Tanrıkulu, “Bu kadar tahammülsüzlük, bir ölüm üzerine konuştuğumuz ortamda Türkiye’ye bir mesaj değildir. Lanet olsun, başka birşey söylemiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Ardından gerçekleştirilen oylamada HDP’nin, polis kurşunuyla katledilen Tahir Elçi’nin cinayetinin aydınlatılması ve gerçek suçluların adalete teslim edilebilmesi için verilen araştırma önergesi AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Her ne kadar mecliste bir araştırma komisyonunun kurulması reddedilmiş olsa da kamuoyunda, Elçi’nin katledilmesinin arkasında yatan kirli planları ve bu oyunu gerçekleştirenlerin kimlikleri de, komisyon araştırmalarından kaçınanların kimliklerini belli etmesiyle aydınlığa kavuşmuş oldu.

Olay Yerinde Yalan İddialarla Delil Kaçırma Operasyonu

Öte yandan Tahir Elçi’nin öldürüldüğü yerde çıkan çatışmada atılan tüm mermi kovanı ve çekirdekleri bulunabilirken sadece Elçi’nin ölümüne sebep olan mermi çekirdeğinin bulunamamış olması, bu olayda da ‘Faili Meşhur‘laştırma çabası olduğunu ortaya koyuyor.

Olay yeri incelemesinde de hazır bulunan Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Abdullah Çağer “Mermi çekirdeği hâlâ bulunmuş değil. Şu ana kadar detaylı bir inceleme yapılmadı. Olayın diğer faili meçhuller gibi karartılacağına dair kaygılarımız var” açıklamasında bulundu.

İnceleme Heyetine Hiçbir Saldırılda Bulunulmadı

Aynı gün içerisinde, ana akım ve havuz medyası tarafından ‘inceleme için olay yerine giden heyete roketatarlı saldırıda bulunulduğu’ haberleri inceleme heyeti başkanı Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın beyanları ve Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Abdullah Çağer’in açıklamalarıyla yalanlanırken hükümet yetkilileri ve aynı ağızdan açıklamalarda bulunan çeşitli basın organları mermi çekirdeğinin bulunamamasını, olay yerine giderek inceleme yapmak isteyen heyete ateş açıldığı iddiasıyla örtbas etmeye çalıştı.

20151128_TahirElci'ninSur'daOldurulduguSaldiri_17(OlayYeri-29Kasim)Özellikle olayın hemen ardından polis tarafından bölgenin abluka altına alınması, basının uzaklaştırılarak bölgede sokağa çıkma yasağının uygulanması, aynı zamanda bölgede incelemelerde bulunmaya çalışan resmi heyetin de olay yerine ulaşmasını engelledi. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın “Bizim orada bulunduğumuz esnada çatışma vardı” açıklaması başbakan ve yönlendirdiği birtakım yayın organları tarafından yalanlanmaya çalışılırken beraberinde bulunan Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Çağer ve beraberindekilerin olay yerinde ve aynı anda verdikleri ifadeler ise hükümet ve bağlı yayın organlarının halkı yanıltmaya yönelik ‘yalan beyanlarda‘ bulunduğunu açığa çıkarttı.

Savcı Ve Heyet Ulaşmadan Alel Acele Olay Yeri ‘Temizliği’

Heyet’in, bölgede çatışma olduğu gerekçesiyle geçişine izin verilmeden ve sadece polis tarafından gerçekleştirilen ‘olay yeri temizliği‘ne ilişkin Çağer “Orada incelemede kimi mermi ve kovanların toplatılması bizim olduğumuz zaman yapılmadı. Şu ana kadar polislerin kaba bir delil toplaması söz konusu. Tam olarak bir delil toplama ve inceleme yapılmamıştır” açıklamasında bulunurken, Elçi’nin öldürülmesi sonrasında Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının, dün itibariyle kaldırılmasının ardından olay yeri gözlemlendiğinde ise aslında hiçbir incelemenin yapılmadığı, güvenlik şeridi bile çekilmeyen bölgede bütün deliller vatandaşların ve gazetecilerin ayakları altında kaldığı belirtiliyor.

İşte Size Katil

20151128_TahirElci'ninSur'daOldurulduguSaldiri_05Olay yerine ait herhangi bir resmi mobese kaydı basına açıklanmazken, olay yerinde bulunan basın kameramanları tarafından çekilen görüntüler de ise, sokağa giren ve bir üst caddedeki çatışmadan kaçarak geldikleri iddia edilen iki şahsın üzerlerine polis tarafından 1-2 metre mesafede yoğun ateş açılmasına rağmen, polisler tarafından adeta kurusıkı mermiler kullanılmışçasına hiçbir yara dahi almadan sokak boyunca kaçmaya devam ettikleri, ellerinde bulunan ve kabzaları yerine namlularından tuttukları silahlarını ateşlemeden olay yerinde atarak hızla sokağın diğer yönünde kayboldukları, o sırada yine basın kameralarına yansıyan bazı polislerin ellerinde tuttukları silahlarını bir başka silahla değiştirdikleri, aynı polislerin ise, aynı zamanda Tahir Elçi’nin de sırtı dönük olarak çatışmadan kaçmaya çalıştığı yöne doğru kaçan bu iki şahsın gözden kaybolmasının ardından bu silahlarını ateşlemeye başladığı ve o sırada da Tahir Elçi’nin tek mermi ile başının arkasından vurularak cansız bir şekilde yere yığıldığı açık bir şekilde görülüyor.

Tahir Elçi’nin Diyarbakır’da Vurulma Anı (DİHA Kamerası):

Tahir Elçi’nin Diyarbakır’da Vurulma Anı (DHA Kamerası):

 

– VU/İnadına Haber / 01 Aralık 2015 Salı –

Kaynak: DİHA, DHA, Hasan Akbaş – Evrensel/Diyarbakır

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:13:12+00:00 1 Aralık 2015|

Leave A Comment