Ülkücü terör, akademisyenleri ve personeli tehdit ediyor

Geçtiğimiz günlerde Beytepe’de yaşanan saldırıların failleri nefret söylemlerini sürdürüyorken, şimdi de akademisyenler ve üniversite personeli tehditler almaya başladı. Görünen faşist terör tehlikesi üzerine, üniversitenin bileşenlerini birlikte hareket etmeye çağıran bir açıklama yayınlandı.

Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde 23-24 Aralık tarihlerinde yaşanan terör saldırısı, gerekli önlemler alınmadığı için, Eğitim-Sen’li akademisyenlere ve idare personele yönelik tehditlere dönüştü.

Açıklamada, terör saldırısını gerçekleştiren ve içlerinde ayrımcı bir nefret barındıran, kendilerini ülkücü olarak betimleyen kişilerin, üniversitede yerinin olmadığının, tüm ülkede benzer gerginliklerin körüklenmeye çalışılmasına karşı ortak bir tavır alınması gerektiğinin altı çizildi.

Ayrımcı, ötekileştirici, terörize edici, provokatif söylemin; kampüste öğretimi sekteye uğratarak öğrencilerin ve personelin can güvenliğini tehdit eder bir hale dönüştüğü belirtilirken, bu saldırıların tekrar etmemesi ve engellenebilmesi için idari ve akademik tüm emekçiler birlikte ve ortak bir tavırla dayanışmaya ve faşist terörle mücadeleye çağırıldı.

Hacettepe’de yaşanan saldırıda neler olmuştu?

Beytepeli kadınlar mor duvara gerçekleştirilen saldırılara meydan okudu

Beytepe’de Polis Çetelerle Elele, Öğrenciler ‘Alayına’ Direnişte

Açıklama şöyle:

HACETTEPE’YE SAHİP ÇIK! HACETTEPE’DE ŞİDDETE ve AYRIMCI NEFRETE SESSİZ KALMA!

Beytepe’de ülkücü olduğunu iddia eden bir grup öğrenci 23-24 Aralık tarihlerinde pala ve sallamalarla öğrencilere saldırmıştır. Saldırganlar halen yerleşke içerisinde kalabalık gruplar halinde toplanarak ayrımcı nefret söylemlerini sürdürmektedir. Bu grubun saldırısı, 10 Ekim katliamında yitirdiğimiz öğrencimiz Şebnem Yurtman’ın anıt fotoğrafının bulunduğu kadın dayanışmasının ve mücadelesinin simgesi haline gelmiş Kadınların Meydanı’ndaki mor duvarın; madenlerde yitirdiğimiz yüzlerce işçi canımızın anıldığı Maden İşçileri Duvarı’nın; tecavüz girişimine direndiği vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın simgesel resminin ve Gezi Parkı protestoları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın simgesel resminin vandallarca tahrip edilmesiyle devam etmiştir. Saldırılar bu kadarla da kalmamış, Hacettepe Üniversitesi idari ve akademik personeli olan arkadaşlarımız da can güvenliklerinin kalmadığı söylenerek açıkça tehdit edilmiş ve sosyal medya üzerinden hedef gösterilmiştir. Bu kişiler yaptıkları bu saldırılarda ayrımcı nefret söyleminin güncel simgelerini kullanma yolu ile Beytepe’deki akademik, idari personel ve öğrencileri yıldırmaya devam etmektedir. Yıllardır kurumsallaşma adı altında söylenegelen Hacettepeli kimliğinin içinde; yıldırma, terör, palayla saldırma, nefret söylemi ve her türlü ayrımcılığı barındıran düşünceler ve simgelerin olmadığı kanısındayız. Ayrımcı nefreti içinde barındıran ve bu duyguları özümseyerek eyleme geçen kişilerin üniversitemizde yeri olmadığını düşünüyoruz. Ülke genelinde tüm üniversitelerde benzer gerginliklerin çıkarılmaya çalışıldığı bu günlerde, yaşanan olaylar ve saldırılara karşı barışçıl ve kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Ayrımcı, ötekileştirici, terörize edici, provokatif söylemin; kampüste öğretimi sekteye uğratarak öğrencilerin ve personelin can güvenliğini tehdit eden fiili saldırıların üniversitemizde de mayalanmaması için Hacettepe’nin idari ve akademik emekçi tüm paydaşlarını ortak tavır sergilemeye çağırıyoruz.

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:12:57+00:00 29 Aralık 2015|

Leave A Comment