‘Emniyet Güçleri’ Cizre’de Kin Kusuyor, Ankara İse Tribünlere Oynuyor

Cizre’de işlenen savaş suçları, ablukanın 46. gününde tüm hızıyla devam ediyor. Ankara’da İçişleri Bakanlığı’ndan, bölgede gerçekleştirilen bombardımanların durdurulması yönünde talimatlar açıklanırken, Sağlık Bakanlığı tarafından ise ambulansların bölgede yardıma hazır durumda olduğu bilgileri basın kuruluşlarına duyurulurken, neredeyse daha hükümet yetkililerinin açıklamaları bitmeden, bölgede hükümet yetkililerini anlık olarak yalanlayan nitelikte gelişmelerin bilgileri ulaşıyor.

Sarayın Savaşı‘nda, emniyet güçlerinin 20 Ocak günü Cizrelilere karşı ağır silahlar ve top atışlarıyla başlattığı saldırılarda yaralanan ve tıbbi müdahaleleri engellenen sivil yurttaşların sığındığı binaya ağır silahlarla gerçekleştirilen sadırıların şiddetinin, özellikle İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın ardından daha da arttığı yönünde bilgiler geliyor. İktidar direktifleriyle yayın yapan ana-akım basın kuruluşları ile hükümete bağlı yayın organlarının seyirlik bir savaş oyunu mizanseniyle ekranlara yansıtmaya çalıştığı insanlık dramında, devletin işlemekte olduğu savaş suçlarının artık üzeri örtülemiyor.

CizreSaldirilari_12-2016012646. gününü bitirmek üzere olan Cizre ablukasında yaşamını yitiren sivil yurttaşların sayısı 70’i bulurken, Saray’ın savaş talimatı verdiği 7 Haziran’dan bu yana 445, sadece abluka ve sokağa çıkma yasaklarında ise en az 220 sivil yurttaş emniyet güçleri tarafından katledilmiş durumda.

Tıbbi desteğin dahi yasaklandığı Cizre’de 20 Ocak’tan bu yana, müdahalelerine izin verilmeyen 6 sivil yurttaş kan kaybından hayatını kaybederken ağır yaralı durumda bulunan 5 kişinin içerisinde 15 yaşında bir de çocuk bulunuyor.

“Nefretle Kadın Çocuk Demeden Saldırıyorlar, Çıldıracağım”

İMC-TV’de yayınlanan Artı Haber programında Banu Güven’e Cİzre’den telefonla bağlanan HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız, 20 Ocak’ta güvenlik güçlerinin uzun namlulu ağır silahlar, havan ve tank top atışlarıyla başlattığı saldırılarda yaralanan ve bir evin bodrumuna sığınan 25 sivil yurttaşın durumlarının giderek ağırlaştığını, şu ana kadar da 6 yurttaşın yaralarından ve kan kaybından dolayı hayatını kaybettiğini aktardı. Sağ kalabilen 19 yurttaştan en az 5 tanesinin durumunun ise ağır olduğunu ifade eden Sarıyıldız, özellikle dün HDP heyeti ile bakanlık arasında varılan uzlaşma sonrasında saldırıların daha da şiddetlendiğini, yaralı sivillerin bulunduğu binanın sürekli olarak bombalanarak, adeta hepsinin orada infaz edilmek istendiğini “Çıldıracağım artık” sözleriyle dile getirdi.

Bakanlar Ayrı Telden Çalıyor, Güvenlik Güçleri Hiçbirini Takmıyor

CizreSaldirilari_06-20160126Bakanlık kararlarına rağmen güvenlik güçlerinin bölgede tamamen başıboş bir şekilde saldırılarına ve katliamlarına devam ettiğini vurgulayan Sarıyıdız, “Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının sürekli söylediği yalanlarla uğraşıyoruz. Belediyenin ambulanslarını Cizre’ye sokmuyorlar. Yok ambulanslar hazırmış ama oraya gidilemezmiş, mesafe uzakmış, o mesafe 200 metre, bu yer Cizre’nin ortasında bir yer. Yaralıların eşleri çocuklarını bıraksalar gider getirirler onları. Hala adres soruyorlar, 1000 kez söyledik, devlet biliyor Bostancı Sokak No: 23, Kaymakam da biliyor, önünde zırhlı araçlar binayı bombalıyor ve gece gündüz mehter marşı çalıyor, nasıl bilmiyorlar bombaladıkları yeri? Oradaki güvenlik güçleri bakanın sözlerini bile ciddiye almıyorlar. Güvenlik güçleri, sağlık görevlileri yaklaşınca ateş açmaya başlıyorlar. Ambulanslar 4-5 kez oraya ulaşmaya çalıştı. Zaten heryer zırhlı araçlarla dolu. Her seferinde askerler önlerini kestiler, “Defolun gidin buradan, sizi kim gönderdi?” diyerek küfürlerle ve tacizlerle geri gönderdiler. Sağlık görevlileri de bakanlık talimatıyla geliyoruz deyince de “Bakanlık talimatlarını falan tanımayız biz, bakan da kim oluyor? Kimmiş bakan makan?” diyerek terslemişler.” sözleriyle 2 gündür yaşananları aktardı.

“Mesele Güvenlik Değil, Dertleri Bu Halka Duyulan Kin”

Banu Güven’in,”Ana-akım ve yandaş medya kuruluşlarında, bölgede teröristlerle çatışma olduğu” yönünde yayılmaya çalışılan haberlerin ne derece doğru olduğu sorusuna ise Sarıyıldız, “Binanın hemen yanında tank var. Etrafı, sokak ve caddeler zırhlı araç dolu, heryer zaten devletin denetiminde. İlçe sürekli olarak devletin kendi silahlarıyla taranıyor, bombalanıyor. Sokağa çıkan vuruluyor, yaralananlar yerlerde sürükleniyor. Ölenler sokaklarda terkediliyor. Burada tarihi bir kin güdüldüğü kanısındayız. Büyük bir nefretle kadın çocuk demeden öldürmeyi amaçlıyorlar. Ne yapacağımızı bilemiyoruz artık” diyerek isyanını dile getirdi.

Bodrum Katında Yaşam Mücadelesi

Cizre’de bir binanın bodrum katında bulunan ve ambulans bekleyen 23 kişiden biri olan Mehmet Yavuzer ise İMC-TV canlı yayınına telefon ile bağlanarak beş yaralının daha durumunun kritik olduğunu söyledi.

Yavuzer canlı yayında yaşanmakta olan durumu şu sözlerle aktardı:

Şu an burada 19 yaralı var, 6 ölü var. 5 kişinin durumu çok kritik, her an yaşamlarını yitirebilirler. Bir çocuk 14-15 yaşında, onun durumu çok kritik. Her an yaşamını yitirebilir.
5 gündür ambulanslar gelmeye çalışıyor, 5 gündür geliyorlar. Kendileri yolluyor, kendileri engelliyor. Şu an ambulanslar 100 metre ileride.
Binamızın başında panzerler var. Diğer tarafında panzerler var. Sesleri geliyor. Devletin kendisi burada yani, kendi ambulanslarını getiremiyorlarsa, ne diyelim.
Her ambulans geliyor denildiğinde top sesleri geliyor. Her ambulans denildiğinde havan sesleri geliyor. Bu panzerlerden atılan top sesleri geliyor. Binaya vuruyorlar. Bina içerisi toz oluyor.”

Devletin İkiyüzü: Bakanlar Kameralara Oynuyor, Silahlı Güçleri Halkı Vuruyor

İçişleri Bakanı günde 10 defa talimat veriyor, “Top atışlarını durdurun” diye. Böyle bir şey akla, mantığa, diplomasiye, siyasete, insanlığa, insani değerlere, bilmiyorum, bir şey diyemiyorum.

Sağlık dışında temel gıda ihtiyaçları hakkında yöneltilen soruya ise, “Şöyle söyleyelim, böyle bir vahşetin içinde, böylesi bir zulmün içerisinde insana kalkıp su, gıda gibi ihtiyaçlardan bahsetmek çok iyi gelmiyor ama buradaki insanlar iki gündür sıvı, hiçbir şey almamış, biliyor musunuz. İki gün sonra buradaki insanlar sağlam bile olsa sıvı almamaktan hepsi yaşamını yitirecek. Bugün bir genç yaşamını yitirdi.” şeklinde yanıt verdi. Mehmet Yavuzer’in canlı bağlantıda gerçekleştirdiği konuşmasında ise bodrumda mahsur kalan yaralıların inleme sesleri dikkat çekiyor.

– İnadına Haber / 28 Ocak 2016 Perşembe –

Kaynak: İMC-TV, DİHA, CHA, DHA

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:12:46+00:00 28 Ocak 2016|

Leave A Comment