Devlet ‘Cizre Katliamı’nda Hız Kesmiyor, ‘İnsanlık Suçu’ Dosyası Kabarıyor

Sarayın Savaşı’nda kontrolden çıkan emniyet güçlerinin sivil katliamları vahşet boyutlarını bile aşan bir duruma geldi.

7 Şubat günü Şırnak’ın Cizre ilçesinde emniyet güçlerinin bombardımanı ve ağır silahlı saldırılarından kaçarak bir binaya sığınanlara, kimyasal silahların da kullanılarak gerçekleştirildiği iddia edilen saldırıda halen sayısı öğrenilemeyen onlarca yurttaşın katledilmesi olayının detayları birer birer açığa çıkarken üç gündür bombalanan bir binada mahsur kalan yurttaşların da yeni bir katliamla karşı karşıya olduğu öğrenildi.

Vurarak Öldüremediklerini Benzinle Yakıyorlar

HDP Milas eski İlçe Başkanı Derya Koç’un İMC TV’ye telefon bağlantısıyla yaptığı açıklamasında, evinin de bulunduğu ve üç gündür sürekli bombalanan bir binaya sabah erken saatlerinde emniyet güçleri tarafından gerçekleştirilen saldırıların ağırlaştığını belirtti. Cizre’nin Sur Mahallesi Kerem Otel’in yakınlarındaki bir binada 50’ye yakın kişinin mahsur kaldığını, bunlardan 20’den fazlasının yaralı olarak bodruma sığındıklarını, üst katlarda aralarında yaralıların da bulunduğu 25 civarında yurttaşın daha bulunduğunu ifade ederken, yaşanan dehşeti “Şu anda burada mahsur kalan 20-25 kadar arkadaşımızı yakarak katlettiler. Yaralıların üstüne benzin döküp yakıyorlar. Diğerlerini de infaz etmeye çalışıyorlar” sözleriyle aktardı.

20160209_Cizre'deMahsurKalanDeryaKoc_01

HDP Milas eski İlçe Başkanı Derya Koç

Kızının Pazartesi sabahı kendisini aradığını ve bir bodrum katında mahsur kaldıklarını aktardığını belirten Derya Koç’un babası Kemal Koç, “3 gün önce 60 insanın katledildiği haberlerinin ardından beni aradı ve durumunun iyi olduğunu söylemişti. Kontörünün olmadığını ve kontör yüklememi istedi. Kendisine kontör yükledim. O günden sonra da ulaşamadım bir daha kendisine. Ancak bugün beni aradı ve durumlarının kötü olduğunu söyledi” dedi.

Ulaşan ilk bilgilere göre Cizre’de mahsur kalanlardan bilgilerine ulaşılabilenlerin isimleri şu şekilde:

Derya Koç, Fatma Demir, Lokman Biliç, Murat Keskin, İbrahim İvarendi, Fırat Malgaz, Orhan Tunç, Meryem Akyol, Mürsel Dalmış, Sitar Öztürk, Murat Tunç, Abdulselam Turgut, Emel Aydın, Mesut Özer, Abdullah Özgür, Agirt Aydın, Barış Ağadır, Sahip Edip, Ferhat (soyadı bilinmiyor)

Kin, Vahşet ve Katliam Kan Donduracak Boyutlarda

Cizre’de 20 Ocak’ta tanklar ve hava toplarıyla gerçekleştirilen saldırıdan kaçan yurttaşların sığındığı ilk bodrum katında aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 23 yaralı yurttaş, sığındıkları günden bu yana tıbbi müdahalede bulunulamaması dolayısıyla hayatlarını kaybeden ikisi çocuk en az 6 yurttaşın cenazesiyle birlikte yaşam mücadelelerini sürdürürüyor. 27 Ocak günü bu bodrum katına da bir katliam operasyonu düzenlenmiş ancak birçok sivil toplum kuruluğu ile birlikte HDP milletvekillerinin Ankara’daki girişimleriyle kamuoyu sivillere yönelik bu saldırılardan haberdar edilip İçişleri ve Sağlık Bakanlığı aracılığıyla girişimlerde bulunulmasının ardından görünürlüğü artan bu adrese gerçekleştirilen saldırılar ablukaya dönüşmüştü.
Ancak 3 gün önce en az 60 yurttaşın yine top atışları ve ağır silahlı saldırılardan kaçmak amacıyla sığındıkları ikinci bodrum katına sığınan sivil yurttaşlar bu kadar şanslı değildi. 7 Şubat gecesi emniyet güçleri tarafından gerçekleştirilen ve kimyasal silahların da kullanıldığı iddia edilen saldırıda kurtulan olmadığı zannediliyor. TRT Haber aynı saatlerde ‘PKK Operasyonu‘ diye duyurduğu sivil katliam haberinde de ilk önce 60 kişinin öldürüldüğünü duyurmuş, ardından resmi makamlarca bu sayı 10 civarına düşürülmüştü.

Cizre Devlet Hastanesi’nde sağlık personelinin boşaltılmasıyla birlikte emniyet güçleri tarafından getirilen cenazelerin bir çoğunda hiçbir kurşun veya yaralanma izi bulunmazken genelde kimyasal saldırılarda yaşanan kararma izleri bulunuyordu. Gerek operasyonda yer alan, gerekse cenazeleri hastaneye getiren emniyet güçlerinin kimyasal silahlara karşı kullanılan askeri tipte gaz maskeleri takmaları ve cenazelerin bulunduğu yerlerde nefes almanın zorlaşması da kimyasal saldırı iddialarını güçlendirmişti.
Katliamın gerçekleştiği gün emniyet güçlerince kanalizasyondan girişinin sağladığı iddia edilen kimyasal silahların, boru hattına sızıntı yapması sonucu şehir suyuna da karıştığı ve bir kısmı da zehirlenen Cizrelilerin musluk suyunu kullanamadıkları iddiaları üzerine dün Cizre Belediyesi yetkililerinin şehir suyundan numune alarak incelenmek üzere laboratuara gönderdiği bildirildi.

Savaş Suçları İşlenmeye, ‘Kahramanlar’ İse Poz Vermeye Devam Ediyor

CizreSaldirilari_29-20160125-0209Türkiye’nin doğusunda süren ancak batısından gizlenmeye çalışılan ve haberleri kartılarak çarpıtılan “Saray’ın Savaşı“nda tanklarla, havan toplarıyla bombardımana tutulan, kapısının önüne bilen çıkanın vurulduğu bölgede son katliamların odağı haline elen Cizre neredeyse yıkılmış durumda. Devlet güçlerinin ablukası altında olan bölgede evlerin tamamen yıkılmış olduğunu gördüklerini aktaran HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız “Heryer asker polis ablukasında. Oradan kimsenin bir yere sağ olarak gitmesinin imkanı yok. Askerlerin kendi aralarındaki telsiz konuşmaların da sadece o binanın çöken bodrumunda 25-30 insanın kaldığı belirtilmiş. Bu onların telsizine yansıyan konuşmalarında öyle geçiyor. Operasyonda görev yapan bir uzman çavuş bunu güvenilir bir arkadaşına söylemiş ve bu basına da yansıdı. Şimdi 10 cenaze ve 52 yaralı nerede diye soruyoruz” derken bir diğer HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ise TBMM’de, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya yönelik olarak bir soru önergesi verdi. Önergede, özellikle sosyal medyada katliamı gerçekleştirenler tarafından paylaşılan bilgi ve fotoğrafların, devlet tarafından yapılan resmi açıklamaları tamamen yalanladığı ve katliamı açıkça gözler önüne serdiğini vurgulayarak resmi açıklamalardaki çelişki ve yalanların sebeplerini sordu:

Resmi açıklama ‘10 teröristin‘ operasyonlarda öldürüldüğü şeklinde iken 3 gündür hastaneye aralıklarla taşınan cenazelerin sayısı şimdiden 30’u geçmiş durumda. Bu durum hakkında yapılan yorumlar ise oluşacak infialden ve tepkilerden korkan devletin, son günlerde gerçekleştirdiği operasyonlarda katlettikleri yurttaşları, ilerleyen günlerde medyaya servis edilecek yeni operasyonlarda ‘etkisiz hale getirilen teröristler‘ olarak duyurmayı planladığı yönünde.

Bölgede bir insanlık dramı ve ardı ardına katliamlar yaşanırken, saldırılarda yer alan bazı özel harekatçıların paylaşımları ise sivil halka karşı duydukları kini ve savunmasız yurttaşlara yönelik nefretlerini açıkça ortaya koyuyor:

– İnadına Haber / 10 Şubat 2016 Çarşamba –
Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:12:42+00:00 10 Şubat 2016|

Leave A Comment