Gülüp Geçmek

İşler absürdlük boyutunda çığrından çıktığında, elimizden bunları değiştirmek için kısa dönemde bir şey gelmediğinde atacağımız kahkaha meşrudur, gayet insani bir tepkidir.

Kimseyi eleştirecek halim yok -ilk taşı en günahsız olan atsın- gündemdeki olaylara bizzat verdiğim tepkiler üzerinden bir yazı olacak bu.

Çok Sayın Pastörize Mehdi Rahip Brunson Olayı

Bu yazıyı yazdığım haftanın en çok konuşulan ve dalga geçilen olayı. Kendi facebook profilimde AKP yanlısı kalmayı başarabilen A Haber’e ait olduğu iddia edilen ekran görüntüsü kolajını paylaştım. Ajan Papaz Brunson ile başlayıp, ABD’li Rahip Brunson’a gitmiş olay.

Bir de muhteşem espiri kabiliyetim ile şunu yazmışım: “Papaz gitmiş. Dolar yarın 4’e düşer o zaman di mi?”

Olay dalga geçilmeyecek gibi değil, A Haber görüntüsü gerçek midir bilemiyorum ama Sayın Cumhurbaşkanımızın meşhur videosunu gördüm, diyor ki: “Bu fakir burada olduğu sürece o teröristi bizden alamayacaklar.”

Daha önce Brunson aleyhine ifade veren gizli tanıklar birdenbire, göklerden gelen bir kararla ifadelerini değiştirdi. Göstermelik bir ceza da verildi, yatarına sayılacak kadar. Hakkında yargı kararı olmadan işten atılan KHKlı dostların yurtdışı yasağı sürerken, hakkında hüküm bulunan Rahip’in yasağı da kaldırıldı. Gizli tanıklar hakkında yalancı tanıklıktan dava açılır mı bilmem ama bu nasıl iş diye soran Cumhuriyet gazetesi yazarlarına dava açıldı.

Ben bu toprakların bir insanı olarak, Trump’ın ya da sarayın talimatları olmadan hareket edebilen bir bağımsız yargının olmasını isterim. Baroların, HSYK’nın (kaldırdılar mıydı onu?) bir açıklama yapmasını bekliyorum. Ama bunu bir şekilde ifade etmek yerine ne yaptım, güldüm geçtim.

 

Alevinin Yemeği Yenmezmiş. Bok Ye!

İstanbul’un Arnavutköy İlçesi’ndeki Cumhuriyet Ortaokulu’nda, din dersi öğretmeni G.B., Muharrem ayında Alevilerin oruç tuttuğunu fakat onların yaptığı yemeğin yenilmeyeceğini söyledi. Bu laf epeyce tepki aldı. Tepki gösterenlerden birisi de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkan Yardımcısı, arkadaşım Turgay Özkan idi. Kibarca, “Biz yemeğimizi onurlu insanlarla paylaşırız” demişti.

Ben de bu açıklamayı paylaştım ve dedim ki: “Soydan bakılınca ben yüzde 25 falan aleviyim. Sünni arkadaşlar eskaza yemek falan yaparsam dörtte birini ayırıp yemiyorsunuz, ona göre.”

Genel espiri düzeyim ele alındığında çok da fena değil ama buna gülüp geçmemiz sıkıntılı. G.B. görevden alınmış diyorlar da bu gerizekalılık oldukça yaygın. Alevinin yemeği yenmez, kız-oğlan alınıp verilmez, kapısına çarpı konulabilir, hamileyse karnı deşilebilir, canlı canlı ateşe verilebilir. Bu gerizekalılığın teşhir edilmesi, toplumca ayıplanır bir hale getirilmesi gerekir ama ne yaptım, güldüm geçtim işte.

 

Ölü Manipülasyonlar Görüyoruuuum!

Seçimden bu yana giderek derinleşen bir ekonomik krizin içinde olduğumuz aşikâr. Doların, Euronun artış sebebinin Rahip Brunson olmadığı da. Her şeyin fiyatı arttı, şimdi “Yüzde On İndirim” metoduyla enflasyonu düşüreceklerini söylüyorlar, yaparlarsa ekonomi tarihine geçeceğimiz garanti.

Profilimde tabii ki ekonomik krizle ilgili şeyler de var. Birisi yukarıdaki fotoğraf. BirGün gazetesinin haberini paylaşmışım. Erdoğan, kriz filan yok, hepsi manipülasyon, demiş. Ben de durur muyum yapıştırmışım cevabı: RTE manipülasyon görmüş 

En çok güldüğüm -ki gördükçe hala gülüyorum- Ekonomi Bakanımız Albayrak’ın konuşmasının Pornhub’a yüklenmesi işiydi. Gidip izlemedim içeriğini bildiğim için, bazı arkadaşlar ekran görüntüsünü almışlar ve yüklemenin gerçek olduğunu teyit ettiler.

Çok zekice bir trollük olduğunu düşünüyorum ama buna da gülüp geçiyoruz işte. Bir tepki örgütleme yok, madara edip rahatlıyoruz. Bu rahatlama hissiyatı, verilen gerçek tepkilerin güçlenmesine destek vermeyi engelliyor mu acaba diye düşünmeden edemiyorum.

 

Gelelim bu yazının yazılmasına vesile olan paylaşımıma:

Kriz konusunda manipülasyon görmekle kalınmadı, her şey psikolojiye indirgendi. Kriz gören herkese deli muamelesi yapıldı.

“Psikolojik” bir olay da Kocaeli’nde yaşanmıştı. İsmail Devrim isimli bir vatandaş, çocuğu okul pantolonu giyememesi sebebiyle derse alınmayınca gururuna yediremeyip intihar etmişti. Daha bir ay bile olmadı öleli. Kocaeli valiliği Devrim’in psikolojik sorunlar sebebiyle intihar ettiğini açıkladı.

Bununla ilgili haberi paylaşmışım ve üzerine şunu yazmışım: “Göklerden gelen bir psikoloji vardır.”

Sonradan bir şey aramak için profilimi kurcalarken görünce utandım. Kendime de haksızlık etmeyeyim, güldüğüm adamcağızın intiharı değil, Kocaeli valiliğinin açıklaması ve “acı acı gülmek” şeklinde bir tepki vermişim. Çünkü sokağa çıkmak için çok fazla şeyi göze almam gerekiyor, çoluk-çocuk var, hadi çıktım kiminle biraraya geleceğim, kiminle tepkimi ortaklaştıracağım. Acı acı da olsa güldüm geçtim, rahatladım işte.

İşler absürdlük boyutunda çığrından çıktığında, elimizden bunları değiştirmek için kısa dönemde bir şey gelmediğinde atacağımız kahkaha meşrudur, gayet insani bir tepkidir. Ama kahkaha, yegane tepkimiz olduğunda ve boşvermenin, vazgeçmenin yansıması haline geldiğinde ortada bir sorun var demektir.

Öfke de insani bir duygu, öfkemizi diri tutalım.

 

Ulaş Akyol / İnadına Haber / 14 Ekim 2018

Print Friendly, PDF & Email
2018-10-14T18:00:51+00:00 14 Ekim 2018|

Leave A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.